SU-35 Nedir ve Özellikleri Nelerdir?

Rus Devlet Şirketi Rostec geçtiğimiz günlerde talep olması halinde Türkiye ile SU-35 satış anlaşmasına varabileceklerini söylemiştir. SU-35 savaş uçakları Sukhoi tarafından dizayn edilen ve Komsomolsk-on-Amur Uçak şirketi ile ortak olarak geliştirilen; tek koltuk ve çift  motorlu, süper ötesi manevra kabiliyetine sahip savaş jetleridir.

SU-35 Nedir?

SU-27M olarak geliştirilen ilk taban 1980’li yıllarda piyasaya sürülmüştür. Sukhoi’nin Su-27 tipi savaş uçakları daha iyi yerlere getirme çabaları sırasında tasarlanmıştır. Bunun üzerine ilerleyen yıllarda SU-35 türevi tasarlanmıştır; manevra kabiliyetini iyileştiren aerodinamik geliştirmelere, iyileştirilen aviyoniğe, daha uzun bir menzile ve çok daha güçlü motorlara sahiptir. SU-27’den geliştirilen ilk SU-35 prototipi ise yine ilk uçuşunu 1988 yılı Haziran döneminde yapmıştır. Başarılı geçen deneme sonrası bu üründen bir düzine üretilmiştir ve bazılarını Rus Şövalye Akrotimine vermişlerdir.  Tasarlanan ilk SU-35 tipi savaş uçağı, daha sonraki yıllarda teknolojinin kanıtı olmak üzere itme vektör motorlarla donatılan SU-37’ye dönüştürülmüştür. 90’lı yılların sonuna gelindiğinde ise SU-30MK ailesini andıran çift koltuklu eğitim uçağı olarak SU-35UB üretilmiştir.

Rus Hava Kuvvetleri zamanla SU-35 üzerinde bir takım iyileştirmelere gidilmiş ve yeni tasarlanan SU-35S’den tam 48 adet sipariş etmiştir. Bu iki SU-35 modeli aynı zamanda Hindistan, Çin, Brezilya, Endonezya ve Güney Kore pazarında yoğun ilgi görmüştür. Kasım 2015 itibariyle Çin bu uçaklardan 24 adet daha sipariş etmiştir. Bugün NATO üyesi olmayan ülkeler genel olarak SU-35 Tipi Savaş Uçaklarını kullanmaktadır. Bu uçaklara askeri ağızda Avcı Jetleri denmektedir.

SU-35 Özellikleri Nelerdir?

Mürettebat: 1 Kişi

Yükseklik: 6,43 Metre

Uzunluk: 22,20 Metre

Kanat Açıklığı: 5,15 Metre

Ağırlık: 34.000 Kilogram

Hız:2450 km/h

Servis Tavanı: 18.000 Metre

2 Adet Lyulka AL-35MF turbofans Motor

137 kN İtiş Gücü

GSh-30 30mm Top

Su-35 Havadan Karaya Muharebe Füzeleri

  • AA-10 Alamo
  • R-73 (AA-11 ‘Archer’)
  • AA-12 Adder

Su-35 Havadan Havaya Muharebe Füzeleri

  • AS-13 Kingbolt
  • AS-16 Kickback
  • AS-15 Kent
  • AS-17 Krypton
  • AS-14 Kedge

Su-35 Kullanabildiği  Bombalar

  • FAB-250
  • FAB-500
  • KAB-500L
  • FAB-100
  • FAB-750
  • FAB-1000

Yerli İnsansız Hava Aracı Anka Nedir?

Günümüz itibariyle savunma sanayinin önemi her ülke için gözle görülür derecede artmıştır. Doğal kaynakların tükenmesi, enerji kaynaklarının azalması gibi pek çok etken olmasının yanı sıra ekonomideki kritik değişiklikler de ülkeler arasında gerginlikler çıkabilmesine neden olmaktadır. Bu nedenden ötürü bütün ülkeler kendilerini koruyabilmelidir. Ülkemizde Milli Savunma Sanayisi adına son yıllarda büyük atılımlar gerçekleştirmektedir ve envanterimizi milli savunma silahlarıyla donatmaktadır. Burada pek çok başarılı iş görüldüğü gibi bu başarılardan birisi de İHA yani İnsansız Hava Aracı olan ANKA olarak görülebilmektedir.

İHA kullanımı son dönemde oldukça yaygın bir hale gelmiştir zira İHA’lar sayesinde zorlu arazilerde önceden keşifler yapılabilmektedir. Ordunun herhangi bir şekilde pusuya düşmesini önlemek de İHA’ların sağladığı büyük avantajlardan birisidir. Ülkemiz bilindiği üzere engebeli bir arazi yapısına sahiptir ve bu durum dağlık arazi kontrolünü zorlaştırmaktadır.  Dağlarımızın engebeli yapısı nedeniyle ordunun her türlü aracı o bölgeye giriş sağlayamamaktadır. Burada terör örgütleri bunu avantaja çevirerek; kendilerini gizlemekte, pusu kurmakta ve bu konuda çeşitli savunma tarzları geliştirmektedir.  Önceden keşif yaparak; ordunun nerede, ne olduğunu bilmesini sağlayan bu son teknoloji silahlar sayesinde işler eskisinin aksine çok daha basit bir hal almıştır. Sadece kendi envanterimiz için değil aynı zamanda ihracat için de büyük önem taşımaktadır. Yeni gelişen bu teknolojiden Pazar payı alabilmek ülke ekonomimiz adına büyük bir artı sağlayacaktır.

Yerli Ve İnsansız Hava Aracı Anka Kim Tarafından Üretilmektedir?

TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayi tarafından en son teknolojilerle donatılarak geliştirilen insansız hava aracımız TAI ANKA, ANKA ya da TUSAŞ ANKA olarak adlandırılmaktadır. Uzun süre havada kalabilme gücüne sahip olan ve orta irtifada son derece başarılı işler çıkaran ANKA tamamen ordunun ihtiyacı doğrultusunda üretilmiştir. İlk olarak Temmuz 2010 döneminde lansmanı yapılmıştır ve ardından aynı yılın Aralık ayında ilk deneme uçuşunu başarıyla tamamlamıştır.  İlk uçuşu 14 dakika olarak yapılmış olsa da 6.Test uçuşunda 6 saat havada kalabilmiştir. Bu süreçten sonra seri üretime geçilerek envanterdeki yerini almıştır.

Yerli İnsansız Hava Aracı Anka Performans ve Özellikleri

İnsansız Hava Araçları son dönemde Dünya üzerindeki bütün ordularda popüler bir hale gelmiştir. Bu popülaritenin temelinde ordudaki insan ihtiyacını azaltmak, uçuş maliyetlerini azaltmak, keşif maliyetlerini azaltmak, daha uzun süre havada kalabilmek ve olası saldırılarda can kaybının önüne geçebilmiş olmak gibi nedenler yatmaktadır. Türk Havacılık ve Uzay A.Ş tarafından geliştirilen ANKA adındaki İnsansız Hava Aracı da elde ettiği başarılarla pazardaki payını maksimize etmiştir. Temmuz 2010 yılında yapılan lansmandan günümüze kadar pek çok iyileştirmeye tabii tutulan ve performansı arttırılan ANKA, pek çok ülke tarafından sipariş edilmektedir. Buda ihracat hacmimizi arttırmaktadır ve sadece orduya değil aynı zamanda ekonomiye de katkı sağlamaktadır. Bu nedenden ötürü böylesine bir teknolojiyi geliştirebilmiş olmak hem ülkemizi savunurken bize fayda sağlayacaktır hem de ülkemize döviz girmesinden kaynaklı ticari büyümeye katkı sağlayacaktır. Bugün baktığımızda gelişmiş devletlerin tamamı silah sanayisinden büyük paralar kazandırmakta ve ekonomisini bununla sağlamlaştırmaktadır. Bu konuyu önemle takip eden devletimiz gerekli teşviklerle TUSAŞ, ASELSAN gibi savunma sanayisi üzerine çalışan firmaların daha yüksek verim ve araştırma geliştirme çalışmaları yapabilmesi için ön ayak olmaktadır.  TUSAŞ’ın tasarladığı ANKA’ya dönecek olursak;

Yerli İnsansız Hava Aracı Anka Teknik Özellikler

  • Gövde Uzunluğu: 8 metre
  • Kanat Açıklığı: 17 metre
  • Kanat Açıklık Oranı: 22
  • Kanat Ok Açısı: 0
  • Kanat Alanı: 13,6 metrekare
  • Mürettebat: 0
  • Yararlı Yük Ağırlığı: 200 Kilogram
  • Toplam Kalkış Ağırlığı: 1,5 ton
  • Yakıt Kapasitesi: 250 kilogram
  • Motor: 4 Silindirli Thielert Centurion 2.0, turbolu 155 Hp (114 kW)

Yerli İnsansız Hava Aracı Anka Performans

  • Havada Kalma Süresi: Yaklaşık olarak 24 ile 32 saat aralığında gökyüzünde uçuş süresi bulunmaktadır.
  • Servis İrtifası: 30.000 ft
  • Azami Hız: 217 km/ s
  • Hareket Yarıçapı: 200 kilometre
  • Olağan Seyir Hızı: >75 knot( knot: saatte bir mil deniz yolu kat etmeye verilen uzunluk birimi)
  • Çevre Şartları: 20 kts baş rüzgarı, 15 kts yan rüzgar,  yağmur, nem, sıcaklık ve buzlanma sınırları ise MIL-HBDK-310 ile tanımlanmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri Yapılanması

Genelkurmay Başkanlığı

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yönlendiren ve yöneten Türkiye’deki en üst düzey askeri kurumdur. Savaş sırasında Başkomutanlık görevini Cumhurbaşkanı adına üstlenmektedir. Kuvvetleri komuta etmek, savaşa hazırlık sırasında personelin eğitim-öğretimi, harekat, haber alma, yapılanma ve lojistik hizmet kriterlerini ve stratejik planlamaları Genelkurmay Başkanlığının görevleri dâhilindedir.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı

Diğer ordularda olduğu gibi ülkemizde de Kara Kuvvetleri Komutanlığı, ordunun en büyük bölümünü oluşturmaktadır.  TSK Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde 4 ordu, 8 mekanize tümen, 14 kolordu, 23 mekanize piyade tugayı, 11 zırhlı tugay, 15 motorize piyade tugayı, 4 insani yardım tugayı, 8 komando tugayı ve 5 topçu tugayı bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Kıbrıs’ta faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri adı altında neredeyse bir kolordu kadar büyük, 60.000 kişilik bir personel bulunmaktadır. Anayasa üzerinde kendine verilen haklar neticesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin iç ve dış güvenliğinin korunması için faaliyet göstermektedir. Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığında yaklaşık olarak 650 bin personel bulunmaktadır.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki en büyük 3.kuvvet olarak nitelendirilmektedir. 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmamızdan ötürü olağanüstü durumlarda karadan olduğu kadar da denizlerden bazı tehlikeler gelebilmektedir. Tarihin tozlu sayfalarında görüldüğü üzere düşmanlar gemilerle ülkemize çıkarma yapmaya çalışmaktadır. Bu nedenle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı büyük önem arz etmektedir. 27 savaş gemisi, 9 korvet, 14 denizaltı, 108 hücümbot, 102 sahil güvenlik botu, 23 füze saldırı gemisi ve 21 mayın gemisi ile Ege, Akdeniz ve Karadeniz üzerinde saygı duyulan bir askeri kuvvettir.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı

Türk  Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki en büyük 2. Askeri güçtür. 1911 yılında ilk temeli atılan ve şu anki haliyle 1949 yılında hizmet vermeye başlayan Türk Hava Kuvvetleri, envanterinde an itibariyle 2000’den fazla uçak, insansız hava aracı ve helikopter bulundurmaktadır. Barış sırasında Türk Hava Sahasını Korurken, savaş sırasında kara ve deniz üzerindeki askeri birliklere destek vermektedir.

SAT ve SAS Komandosu Nasıl Olunur?

2228 yıllık Türk Ordusunda aktif olarak hizmet vermek isteyen ve hayatı boyunca bu mesleği idame ettirmek gayesinde olan kişiler için SAS ve SAT Komandosu olmak gayet cazip bir fikir olarak görülebilmektedir.  Oldukça zorlu şartlar altından aldığı eğitimin verdiği çeviklikle zorlanmadan kalkan SAT ve SAS Komandoları sıradan birer asker değildir. Onlar her türlü zorluk için özel olarak eğitilmiş kişilerden oluşmaktadır ve özel görevlerde kullanılmaktadırlar.

SAT ve SAS Komandosu Nedir?

SAS (Su Altı Savunma) ve SAT ( Su Altı Taarruz) Deniz Kuvvetleri personeli olan astsubaylardan ve subaylardan oluşan özel birliklerdir. Bu kişiler  özel yetenekli ve kendi alanlarında uzman kişiler arasından seçilip özenle eğitilen komandolardır.

Normal askerlerden çok daha yüksek bir başarıya sahiptirler. Bu başarının temelinde hem özel olarak yetenekli kişiler tarafından seçilmiş olunması hem de aldıkları eğitim bulunmaktadır.  Geçmişten günümüze Zeytin Dalı Harekâtı, Fırat Kalkanı, Kıbrıs Barış Harekatı, Kardak Krizi gibi pek çok olayda başarı göstermiş ve özel olduklarını tekrar tekrar kanıtlamışlardır.

SAT VE SAS Komandosu Nasıl olunur?

SAS ve SAT komandosu olmak oldukça zorlayıcı süreçler dizisinden ibarettir. Ordumuzun temel yapı taşlarından biri olan bu mesleği icra etmek isteyen binlerce insanı çok kolay bir biçimde bulabilirsiniz. Bu yönden baktığınızda dahi farklı olduğunuzu amirlerinize hissettirmeniz gerektiğini anlayabileceksiniz. Bu mesleği her isteyen icra edememektedir, bu meslek için uygun olduğunuzu pek çok yönden kanıtlamanız beklenmektedir. İlk olarak Deniz Kuvvetlerinde aktif olarak görev yapıyor olmak zorundasınız ya da deniz harp okulunda eğitim görmekte olmalısınız. Bu iki seçenekten birine sahip değilseniz SAT ya da SAS komandosu olma şansınız bulunmamaktadır. Bu okulda okuduğunuz takdirde ve gönüllü olduğunuz takdirde bir takım testlerden geçirileceksiniz. Bu testler sizleri oldukça zorlayacaktır ancak olur da başarılı bir şekilde geçerseniz; eğitim aşamasına geçilir ve size komando eğitimi verilir. Komando eğitimini de başarıyla tamamladığınız takdirde size çalışacağınız birim verilmektedir ve kısa bir süre içerisinde SAT ya da SAS komandosu olarak göreve başlamaktasınız.

Özel Kuvvetler Komutanlığı Nedir?

1992 yılına gelindiğinde Tugay olarak kurulmuştur ancak daha sonra Tümen, 2006 yılında yapılan Yüksek Askeri Şura ile Kolordo, 2010 yılında yapılan Yüksek Askeri Şura ile tekrar tümen,2015 yılında yapılan Yüksek Askeri Şura ile hiçbir Kuvvet Komutanlığının üzerinde etkisi bulunamayacak şekilde Genelkurmay Başkanlığı bünyesine dahil olmuştur.  Özel Kuvvetler Komutanlığı, doğrudan kendi yönetimindedir. Burada görev alan kişiler özel olarak seçilmişlerdir. Özel Kuvvetler Komutanlığı, 2004 yılında Almanya’da düzenlenen ve 26 ülkenin katıldığı Özel Kuvvetler Yarışmasından birinci olarak ayrılmıştır.

Özel Kuvvetler Komutanlığı  Görevi Nedir?

Özel Kuvvetler Komutanlığı, eski adıyla Özel Harp Dairesi aynı zamanda devlet büyüklerinin yakından korunması gereken hassas durumlarda bu görevi de üstlenmektedirler. Başta Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve yüksek rütbeli generallerin korunmalarından da özel kuvvetler sorumlu tutulmaktadır.  Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanmasında da aktif rol oynayan ve görevin başarıyla sonuçlanmasını sağlayan özel kuvvetler timinin asıl görevi aslında olması muhtemel bir savaş durumunda halkı bir araya getirmek ve örgütlenmesini sağlamaktır.

Halk arasında Bordo Bereli olarak tanınan Özel Kuvvetler, bu göreve tabi tutulabilmek adına çeşitli ve zorlu eğitimlerden geçmektedirler. Başarılı ve yetenekli subaylar arasından seçilen kişiler özel bir eğitime alınmakta ve dünyanın en zorlu şartlarında dahi başarıyla operasyon gerçekleştirebilmek adına eğitim almaktadırlar.  Günümüze kadar gerçekleştirdikleri pek çok operasyon sayesinde halk arasında efsaneleşmişlerdir ve çok büyük bir saygıyla anılmaktadırlar. Ordu içerisindeki normal bir askerin yapabileceği işler onlara yüklenmemektedir. Adı itibariyle Özel Kuvvetler, özel görevlerde kullanılmak üzere eğitim almaktadırlar. Genel olarak öncü ya da kilit açıcı rolleri üstlenmektedirler. Bu sayede pek çok operasyonun süresini kısaltmakta ya da kolaylaştırmaktadırlar. Kendi içlerinde ordunun diğer bölümlerinde olduğu gibi bir hiyerarşi bulunmaktadır; Subay, uzman erbaş ve astsubaylardan oluşan bu birlik içeride ve dışarıda her türlü tehdidin bertaraf edilmesine öncülük etmektedir.

Otokar Kale Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Orta Doğu’da meydana gelen gerilimler ve savaşların yanı sıra özellikle Doğu Akdeniz bölgesinde pek çok ülkeyi kendi çıkarlarımızı korumak adına karşımıza almamızla milli güvenliğimizi sağlamak çok daha önemli bir hal almıştır. Dünya genelindeki siyasette yüksek bir gerilim söz konusu olmaktadır ve Türk Silahlı Kuvvetleri bunun bilincinde olarak içerde ve dışarıda büyük bir hassasiyetle görevine devam etmektedir.  Bu noktada milli savunma sanayimizden destek alarak envanterini teknolojinin gerektirdiği yerlere getirmiştir ve askerlerimizin güvenliğini sağlamaktadır. Otokar Kale de Türk Silahlı Kuvvetlerinde aktif görev yapan personellerimizin güvenliğini sağlamak için geliştirilmiştir.

En kısa tanımla “Mayına Dayanıklı Personel Aracı” olarak nitelendirilmektedir.  Özellikle terör bölgesinde bu zamana kadar pek çok Mehmetçiğimizi patlayan mayınlar neticesinde kaybetmemizden ötürü Otokar, bu konuda çok büyük bir hassasiyet ile çalışmış ve teknoloji harikası Otokar Kale’yi tasarlamıştır.

Kale, Otokar tarafınca mayına son derece dayanıklı bir biçimde geliştirilmiştir. Kale, mayınlara ve diğer kinetik enerji tabanlı patlayıcılara karşı üst düzey bir koruma sağlamaktadır. Tam bağımsız bir süspansiyon sistemine sahiptir ve ülke şartlarımız göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Durum bu şekilde olunca ülkemizin engebeli arazi yapısına oldukça uygundur. Tek bir kabinden oluşan, monokok bir gövdeye sahiptir ve araçta toplamda 13 kişi taşınabilmektedir.

Otokar Kale Özellikleri Nelerdir?

  • Mayına karşı koruma sağlayan koltuklara sahiptir.
  • Kliması bulunmaktadır, karasal iklimin bunaltıcı sıcağından korumaktadır.
  • Elektrik kumandalı aynaları bulunmaktadır.  Çeşitli yerlerden gelen tehlikeleri her açıyla görebilmeyi ve yol kontrolünü sağlıklı bir biçimde sağlamayı hedeflemektedir.
  • Çeki demiri ve kancası bulunmaktadır.
  • Telsiz ve anten karışıklığı meydana getirerek düşmandaki haberleşme imkanını sıfıra indirebilmektedir.
  • Merkezi lastik şişirme sistemi sayesinde lastikler indiği takdirde kolay bir biçimde tekrar şişirilebilir.
  • Lastik patlasa dahi belirli bir mesafeyi kat edebilecek şekilde tasarlanmıştır.
  • Stepne bulunmaktadır.
  • 1250 Nm tork üretebilen ve 296 Hp gücünde 6 silindirli 8900cc motora sahiptir. Bu sayede her türlü ağırlığı taşıyabilmektedir. Silah taşıma ve personel taşımada son derece kullanışlı olmasını sağlayan yegane unsur budur.

MİT’ e Nasıl Girilir? MİT’ e Girme Şartları Nelerdir?

Mit yani Milli İstihbarat Teşkilatı, ülkemizin uluslar arası ve ülke içindeki en büyük koruyucularından biridir. Fiziksel operasyonlar düzenlemese de stratejik yöntemlerle gerekli bilgiyi edinmekte hem iş, hem dış güvenliğe destek olmaktadır. Ülke içerisindeki terör örgütlerinin planlarını, başka ülkelerin ülke içerisindeki planlarını ya da çıkarlarını, ordunun darbe yapma ihtimali gibi nitelik taşıyan bilgileri edinerek ülke içerisinde bir stabil durum oluşturmayı hedeflemektedir.

MİT Nedir?

MİT’in şüphesiz en net görevi ülke içinde ve ülke dışında oluşabilecek her türlü tehdidi, eylemi, oluşumu fark etmesi ve durumun engellenmesini sağlaması olarak nitelendirilebilmektedir. MİT’in kurulması Atatürk ve Mareşal Fevzi Çakmak Paşa arasında geçen diyaloglarla başlamaktadır. Mareşal Fevzi Çakmak önderliğinde Emniyet Genel Müdürlüğü iştiraki olarak kurulmuştur. 1926 yılında kurulan ve kurulduğu dönemde ülke içi çalışmalarda bulunan bu kurum, ilerleyen yıllarda ülke dışındaki istihbaratı da toplayabilmek adına çeşitli yapılanmalara gitmiştir. Günümüzdeki haliyle Başbakanlığa bağlı olacak şekilde 1965 yılında kurulmuştur. An itibariyle Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Milli İstihbarat Teşkilatı aşağıdaki altı birimden oluşmaktadır;

  • Dış Operasyonlar Başkanlığı
  • Sinyal İstihbarat Başkanlığı
  • Güvenlik İstihbarat Başkanlığı
  • Stratejik Analiz Başkanlığı
  • Elektronik Teknik İstihbarat Başkanlığı
  • İstihbarata Karşı Koyma Başkanlığı

MİT’e bağlı olarak faaliyet gösteren personeller 657 sayılı kanuna tabii birer devlet memurudurlar ve silah taşıma yetkileri bulunmaktadır. Bu personellerin gerek yurt içi, gerekse yurtdışı fark etmeksizin pek çok mali ve sosyal olanağa erişim hakkı bulunmaktadır.  Genel olarak kolluk kuvvetlerine verilen hakların tamamına sahip olmasının yanı sıra bazı özellikleriyle onlardan daha çok artıları bulunmaktadır.

MİT Personeli Nasıl Olunur?

MİT, diğer devlet kurumlarından farklı olarak düzenli olarak alımlar gerçekleştirmez. Belirli bir sınava tabi tutmaz ve alımlar için takvim oluşturmaz. MİT için çalışmak isteyen kişiler çok detaylı bir özgeçmiş hazırlamak zorunda olup, bu özgeçmişi MİT’e göndermelidir. Gerekli olduğu durumlarda MİT İnsan Kaynakları, dikkat çeken kişileri mülakata davet etmektedir. Mülakatı başarıyla geçen adaylar ise kısa süreli bir eğitimin akabinde işe başlamaktadır.

Kardak Krizi Nedir?

Kardak, ilk olarak 90’lı yıllarda Yunanistan Hükümetine yakınlığı ile bilinen Gramma gazetesinin “Türkiye’den Aşırı Tahrik” adlı manşetiyle gündeme oturmuştur. Bu tarihten itibaren Yunanistan’ın, Kardak üzerinde egemenlik iddiaları giderek artmaya başlamıştır. Bunun bir sonucu olarak Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerginlik had safhaya çıkmıştır.

Figen Akat adındaki Türk gemisinin 27 Aralık 1995 tarihinde; Bodrum Turgureis’e 3,8 mil uzaklıktaki Kardak Kayalıklarına oturması sonucunda bu gemiyi kimin kurtaracağı tartışmaları başlamıştır. Yunanistan’ın uzun süredir bu bölge üzerinde hak iddia ediyor oluşu akıllara “Gemiyi Yunan ekipleri mi yoksa Türk Ekipleri mi kurtaracak” sorusunu getirmiştir. Bu soru bu bölgenin kime ait olduğu konusundaki tartışmaları giderek arttırmıştır. İki ülkede de gündem olan bu konu üzerinde Türkiye çok net ve sert bir tavırla egemenlik iddia etmektedir. Yunanistan da iddialarından vazgeçmeyince gerginlik iyice sert bir hal almıştır.

Türkiye, 29 Aralık 1995 tarihinde Yunanistan’a nota vererek bu bölgenin Türkiye’nin egemenliği altında olduğunu bildirmiştir.  Aradan çok geçmeden 10 Ocak 1996 tarihinde Yunanistan, Türkiye’ye yanıt vermiş ve Kayalıkların, İtalya’dan devralınan adaların bölgesinde olduğu; bunun sonucunda egemenliğin kendilerine ait olduğunu iddia etmiştir.

Krizin ilk aşamalarında bir grup Yunan milliyetçisi genç; Kardak Kayalıklarına, Yunan bayrağı dikmiştir ancak Hürriyet Gazetesi Muhabiri durumu fark etmiş ve bayrağı indirmiştir. İndirdiği bayrağın yerine şanlı Türk Bayrağımızı asmasının ardından üç adet Yunan Sahil Güvenlik Botu adalara nüfuz etmiştir. Türk Bayrağımızı indirmiş, yerine Yunan bayrağı çekmiştir.

Bu gelişmeyi yakından takip eden Türkiye, Yunanistan’a; Türk karasularında asker ve gemi barındırmaması konusunda bir nota vermiştir. Nota ve uyarılara yanıt alamayan Türkiye, 31 Ocak 1996 tarihine gelindiğinde savaş gemilerimizin de desteği ile Sualtı Taarruz Timlerimizin Kardak Kayalıklarına çıkmasını sağlamıştır. Buradaki Yunan bayrağı bir kez daha indirilmiş yerine Şanlı Türk Bayrağı asılmıştır. İki ülkenin neredeyse savaşın eşiğine geldiği durumda ABD araya girmiştir ve Yunanların bayraklarının inmesini kabul etmesini sağlamıştır.  Bunun üzerine Türkiye ve Yunanistan kayalıklar etrafındaki gemileri geri çekmiştir.

Kara Kuvvetleri Okuluna Nasıl Girilir?

Kara Kuvvetleri Okulu için adaylardan karşılanması beklenilen pek çok şart bulunmaktadır.  Bu nedenle bu okullarda eğitim almak isteyen kişiler Kara Kuvvetleri Okuluna Nasıl Girilir sorusunun cevabını aramaktadırlar. Kara Kuvvetleri Okuluna girebilmek için adaylardan belirli bazı aşamaları başarıyla tamamlaması beklenmektedir. Bu aşamalardan ilki Milli Savunma Üniversitesi sınavına girmek ve burada bir başarı sağlamaktan geçmektedir. Günümüz itibarıyla Milli Savunma Üniversitesine bağlı olarak eğitim veren Kara Harp Okulu, Kara Kuvvetleri Komutanlığında hizmet verebilmesi adına kalifiye personel yetiştirmeyi amaçlayarak açılmış bir kurumdur. Milli Savunma Üniversitesi adına yapılan sınavları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) üstlenmektedir.  Özel olarak yapılan bu sınavın 2019 yılındaki ücreti 96 Türk Lirasıydı. Geç başvuru tarihinde başvuru yapan adaylar ise gecikmeli başvuru için 144 Türk Lirası ödemişlerdi.

Kara Kuvvetleri Okulu Başvuru Şartları Nelerdir?

Kara Kuvvetleri Okulu’na kayıt olabilmek için sadece sınavlardan gerekli puanları alabilmiş olmak yeterli olmamaktadır. Bunun yanında pek çok niteliği de karşılıyor olmak gerekmektedir. Sınav sonrasında ordu görevlileri tarafından mülakata alınmaktasınız. Mülakattan başarılı bir biçimde geçtiğiniz takdirde kabul görmüş hastanelerden gerekli sağlık raporunu almak durumundasınız. Sınavlarda ne kadar başarılı olursanız olun, bir madde dahi size uygun değilse bu okulda okuma şansınız bulunmamaktadır.

  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına sahip olmak.
  • Okul kayıt tarihine kadar lise veya dengi bir okuldan mezun olmak. Yurtdışında okuyanlar için lise denkliği sağlanan bir okuldan mezun olmak
  • YKS sınavında TYT ve AYT oturumlarından gerekli puanları alabilmiş olmak.
  • Sınava başvuru tarihi itibariyle 20 yaşını geçmemiş olmak.
  • Yapılacak güvenlik ve arşiv araştırması sonucunda sorun teşkil edebilecek herhangi bir sonucun bulunmaması.
  • Askeri okullardan herhangi bir nedenden ötürü çıkarılmamış olmak veyahut sivil okullardan süresiz uzaklaştırma almamış olmak.
  • Terör örgütleri ile bir bağlantısı bulunmamak, iş birliği yapmamış olmak.
  • Milli güvenlik unsurlarına tehdit oluşturacak yapılarda bulunmuyor olmak.
  • Siyasi partilerle ve ideolojilerle bir bağlantısı olmamak.
  • Herhangi bir hüküm giymemiş olmak.

Kara Kuvvetleri Okulu Nedir? MSÜ Sınavı Nedir?

İş bulmanın ve meslek edinmenin zor olduğu günlerde pek çok genç Türk Silahlı Kuvvetlerine katılarak hem hayatını kurtarmak hem de prestijli bir meslek sahibi olmayı istemektedir.  Astubaylıktan başlayarak en üst seviyeye kadar çıkmak isteyen gençlerin asıl hedefi; hem saygı duyulan bir meslek sahibi olmak hem de iyi bir gelire sahiptir. Asker kökenli bir millet olmamızdan ötürü Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu kişiler halk tarafından büyük bir saygı görmektedir. Bu yola baş koyan gençlerimizin ilk durağı elbette Kara Kuvvetleri Okulu olmak zorundadır. Bu okula gitmeden asker olmak kolay değildir ve girilse dahi rütbe olarak pek yükselme şansları yoktur.

Kara Kuvvetleri Okulu Nedir?

Kara Kuvvetlerinde görev yapmak isteyen gençlerin malumunuz üzere Kara Harp okuluna gitme seçeneği ağır basmaktadır.  Atatürk’ün de gittiği bu okuldan mezun olan askerler son derece kalifiye ve iş bilinci yüksek kişilerden oluşmaktadır. Kara Harp Okulu öğrencilerine 4 yıllık bir eğitim sunmaktadır. Bu okullarda eğitim alan askerler, eğitimin bitmesi ile beraber son derece donanımlı birer TSK personeli olarak göreve başlayabilmektedirler. Öğrencilerine hem lisans diploması hem de subay diploması veren bu okul ilerleyen dönemlerde askerlikte çalışmak istememeniz durumunda aldığınız lisans diplomasıyla başka alanlara da yönelebilmenize olanak sağlamaktadır.  Verilen diploma sadece ülke sınırlarımız içerisinde de değil Dünya çapında geçerliliği olan bir diplomadır. Kara Kuvvetleri Okulu size sadece askeri bir eğitim vermemekte belirli alanlarda da eğitimler sunmaktadır ve lisans diplomasını buna göre vermektedir.

MSÜ Sınavı Nedir?

MSÜ Sınavı yani Milli Savunma Üniversitesi sınavı adından da tahmin edebileceğiniz üzere Milli Savunma Üniversitesine girebilmeniz için geçmenizin şart koşulduğu sınavdır.  Bu sınav ÖSYM tarafından özel olarak yapılmaktadır, soruları yine ÖSYM hazırlamakta ve tür itibariyle TYT sınavına benzemektedir. Bu sınavı başarıyla geçen kişiler AYT ve TYT sınavlarından da gerekli puanları aldığı takdirde Kara Harp Okuluna başvuruda bulunabilmektedirler. Başvuru ardından bazı adımları yerine getirerek TSK bünyesinde çalışan bir personel olmak için en önemli adımları atmış olacaksınız.